Türk judosunun geleceğini şekillendirmek üzere dümene geçen İtalyan başantrenör Giorgio Vismara, milli sporcuların gelişim grafiğinden ve çalışma azminden son derece memnun olduğunu açıkladı. Göreve başlamasının üzerinden henüz sekiz ay geçmesine rağmen, takım içerisindeki atmosferin ve disiplinin istenen seviyeye ulaştığını belirten tecrübeli çalıştırıcı, Türk judosunun önündeki en büyük vizyonun 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları olduğunu altını çizerek ifade etti.

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te gerçekleştirilen Büyükler Avrupa Judo Şampiyonası kapsamında milli judocularla yoğun bir hazırlık döneminden geçen Vismara, antrenman sonrasında yaptığı açıklamalarda takımın mevcut durumunu analiz etti. Geçmişteki çalışma sistemleri üzerine yorum yapmaktan kaçınan İtalyan teknik adam, tamamen geleceğe odaklandıklarını ve her geçen gün üzerine koyarak ilerlediklerini kaydetti. Vismara, "Şu anki tablodan oldukça umutluyum. Takımımız ciddi bir gelişim süreci içerisinde. Biz bu yapıyı sadece bugünkü şampiyonalar için değil, 2028 Los Angeles’ta zirveye çıkmak için inşa ediyoruz" şeklinde konuştu.
Sporcuların teknik heyetin direktiflerine hızlı ve olumlu tepkiler verdiğini belirten Vismara, milli takım içerisindeki uyumun başarıyı getirecek en önemli anahtar olduğunu savundu. Judocuların olimpiyat madalyası hedefine kilitlendiğini söyleyen başantrenör, müsabakalardaki psikolojik ve teknik zorluklara da değindi. Özellikle şampiyonalarda karşılaşılan hakem kararlarının bazen sporcuların emeğini etkileyebildiğini hatırlatan Vismara, Tuğçe Beder’in çeyrek finaldeki maçını örnek göstererek, teknik kararların müsabakanın kaderini değiştirebildiğini, ancak her şeye rağmen umutla yola devam ettiklerini dile getirdi.
Türkiye’nin olimpiyatlarda judo branşında 2000 yılından bu yana devam eden madalya hasretine de dikkat çeken Vismara, bu durumu tersine çevirmek için ellerinde yeterli potansiyelin bulunduğunu belirtti. Farklı sıkletlerde (48 kg, 73 kg, 81 kg ve +100 kg) çok yetenekli isimlerin kadroda yer aldığını ifade eden deneyimli hoca, madalya tahmini yapmanın zorluğunu ise şu sözlerle aktardı: "Geleceği görebilen bir sihirbaz değilim ancak titiz bir çalışma programıyla her şeyin mümkün olduğunu biliyorum. Gençler kategorisinden gelen ve 2028 yolunda büyük umut vaat eden sporcularımız var. Kadınlarda da erkeklerde de olimpiyat kürsüsüne çok yakınız."
Uluslararası alanda judonun devleri olarak bilinen Japonya ve İtalya ile Türk judosunu kıyaslayan Vismara, Türk judocuların kendine has bir stili olduğunu ve bunu tamamen değiştirmek yerine modern tekniklerle zenginleştirmenin daha verimli olduğunu vurguladı. Japonların teknik üstünlüğüne ve İtalyanların olimpiyat geleneğine saygı duyduğunu belirten başantrenör, Türk sporcusunun savaşçı ruhunu judonun teknik detaylarıyla birleştirmeye odaklandıklarını söyledi.
Müsabakalardaki kuralların karmaşıklığına ve puanlama sistemindeki belirsizliklere de değinen İtalyan teknik adam, ippon ve waza-ari kararlarının standartlaşması gerektiğini savundu. Hakemlerin farklı maçlarda aynı pozisyonlara farklı kararlar vermesinin branşın gelişimini zorlaştırdığını belirten Vismara, bu konuda uluslararası düzeyde bir netlik beklediklerini ifade etti. Son olarak Türkiye’deki spor iklimine dair pozitif değerlendirmelerde bulunan başantrenör, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Judo Federasyonu’nun sunduğu tesis ve destek imkanlarının sporcular için büyük bir şans olduğunu sözlerine ekledi.