Elazığ'ın doğal güzellikleri ve tarımsal potansiyeli, Keban Baraj Gölü kıyısında yükselen badem bahçeleriyle yeni bir boyut kazanıyor. Bir dönem tarıma elverişsiz olarak görülen ve atıl durumda bekleyen yaklaşık 1600 dönümlük arazi, yerel üreticilerin vizyonu ve devletin desteğiyle bugün bölgenin en değerli tarım alanlarından biri haline geldi. Baharın gelmesiyle birlikte beyaz ve pembe çiçeklere bürünen 80 bin badem ağacı, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu yılki rekolte beklentilerini de zirveye taşıyor.

Bölgenin sahip olduğu mikro klima özellikleri, Keban Barajı'nın nemli havası ve uygun toprak yapısı, badem yetiştiriciliği için ideal bir zemin hazırlıyor. Uzun yıllar boyunca sadece geleneksel tahıl ve üzüm üretiminin yapıldığı bu topraklarda, son on yılda badem üretiminin yaygınlaşması bölge ekonomisine taze bir kan pompaladı. Özellikle bu yıl mevsimsel yağışların düzenli seyretmesi, ağaçların çiçeklenme kalitesini artırarak üreticilerin yüzünü güldürdü.
Emekli bir orman mühendisi olan Bülent Gürgöz, bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biri. Kendi köyü olan Çatalharman'daki verimsiz arazileri değerlendirme hayaliyle yola çıkan Gürgöz, atıl alanları Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nden kiralayarak adeta bir doğa mucizesine imza attı. Gürgöz, yaşadıkları süreci şu sözlerle aktarıyor: "Bu topraklar yıllarca ekilmedi, biçilmedi. Çorak yapısı nedeniyle kimse buraya yatırım yapmaya cesaret edemiyordu. Ancak biz, bilimsel yöntemlerle ve büyük bir sabırla 130 dönümlük bir alanı badem ormanına çevirdik. Geçtiğimiz yıl yaşanan ani sıcaklık değişimleri ve zirai don nedeniyle istediğimiz verimi alamamıştık; ancak bu yıl tablonun tamamen farklı olduğunu görüyoruz."
Gürgöz, badem bahçelerinde şu an hummalı bir çalışma olduğunu belirtiyor. Çiçeklerin korunması ve ağaç sağlığının devamlılığı için ilaçlama ve bakım süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan tecrübeli üretici, bu sezon yaklaşık 25 bin kilogram ürün beklediklerini ifade ediyor. Bu başarı hikayesi, çevredeki diğer köylere de ilham kaynağı olmuş durumda. Gürgöz, sadece kendi üretimiyle yetinmeyip, komşu köylerdeki çiftçilere de teknik danışmanlık yaparak badem tarımının havza bazında büyümesine katkı sağlıyor.
Bölgenin bir diğer önemli üreticisi Selman Ünal ise çiçek yoğunluğunun yarattığı umudu dile getiriyor. Ünal, baharın getirdiği bu canlılığın üretici için bayram havasında geçtiğini belirterek, "Ağaçların gövdesinden dallarına kadar her yer çiçekle dolu. Bu, doğru bakımın ve tabiatın cömertliğinin bir sonucu. Geçen yılın hayal kırıklığını bu yılın bereketiyle silecek gibiyiz. Elazığ bademinin kalitesini tüm Türkiye'ye tanıtmak en büyük hedefimiz," diyor. Üreticiler, çiçeklenme döneminde yakalanan bu ivmenin meyve tutumuna da aynı oranda yansımasını bekliyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında, badem üretimi bölgeye yüksek katma değer sağlıyor. Tarla bitkilerinin yetişmediği eğimli ve taşlık arazilerin bademliklere dönüştürülmesi, hem erozyonu önlüyor hem de yerel halka istihdam kapısı açıyor. Bülent Gürgöz'ün gençlere yönelik çağrısı ise oldukça anlamlı: "Kendi toprağınızdan kopmayın. Toprağa emek verirseniz, o size karşılığını fazlasıyla verir." Elazığ'da çiçeklerle başlayan bu görsel şölenin, yaz sonunda bereketli bir hasat ve yüksek tonajlı bir ekonomiyle taçlanması bekleniyor.